"Enter"a basıp içeriğe geçin

Ziya Gökalp Kimdir? Eserleri Nelerdir?

Ziya Gökalp 1876 Diyarbakır doğumlu Şair ve ideologtur. Türkçülük akımının en büyük temsilcisi olan Ziya Gökalp 1924 yılında İstanbul’da vefat etmiştir. Asıl adı Mehmet Ziya olan Ziya Gökalp 1890’da Diyarbakır Askeri Rüştiyesi’ni bitirdi. Daha sonra Diyarbakır İdadisi’ne gittiyse de bu okulu bitiremeden İstanbul’a gelerek 1895 yılında Baytar Mekteb-i Alisi’ne girdi. Ancak burda okurken Tıbbiyelilerin kurduğu ihtilalci gizli bir cemiyet olan Osmanlı İttihat ve Terakki Cemiyetinin faaliyetlerine katılmasıdan dolayı hapse girip okulunu bitiremedi.

Bir yıllık hapis hayatından sonra Diyarbakır’a dönerek evlendi. 1904 yılında Ticaret Odası’nda katip olarak çalışırken Diyarbekir gazetesinde yazılar yayımlamaya başladı. daha sonra Vilayet İdare Meclisi’nin başkatipliğine getirildi. Burada da siyasal eylemlerini gizlice sürdüren Ziya Gökalp II. Meşrutiyet’in ilanından hemen sonra İttihat ve Terakki’nin Diyarbakır Şubesi’ni kurdu. 1909’da İttihat ve Terakki’nin merkezi olan Selanik’teki kongresine Diyarbakır delegesi olarak katıldı. Aynı yıl Peyman gazetesini çıkarmaya başladı. 1910’da yine Selanik’e gelerek İttihat ve Terakki’nin III. Kongre’sine katıldı ve kongrede genel merkez üyeliğine seçildi. Selanik’te çıkan Genç Kalemler dergisinde yayımladığı meşhur Turan başlıklı şiiri ile Türkçülüğünü bütün yönleriyle ortaya koydu. 1910 yılı sonlarında Selanik İttihat ve Terakki İdadisi’nde Türkiye’de ilk kez Sosyoloji dersleri vermeye başladı. 1912 seçimlerinde Ergani-Madeni mebusu seçildi ve İstanbul’a yerleşti. 1913’te Darülfunun’da Sosyoloji müderrisi olarak ders vermeye başladı.Yazılarını aynı yıldan itibaren, Türk Yurdu, Halka Doğru, İslam, Bilgi, İktisadiyat, Yeni Mecmua, Darülfunun Edebiyat Fakültesi Mecmuası, İçtimayat Mecmuası, Şair gibi dergilerle Tanin gazetesinde yayımladı.

İstanbul’un işgalinden sonra İngilizlerin baskısıyla Damat Ferit Paşa Hükümeti tarafından tutuklandı. Divan-ı Harp’teki yargılanması bitmeden İngilizler tarafından 26 Mayıs 1919’da tutuklu bulunan 66 kişi ile birlikte Malta’ya sürgüne gönderildi. Sürgün dönüşünde 1922’de Ankara’ya geldiyse de İttihatçılığından dolayı pek ilgi görmediğinden Diyarbakır’a geri döndü.

Eserleri:

Şaki İbrahim Destanı(1908), Kızıl Elma(1913), İlm-i içtima Dersleri(1913) Darülfunun ders notları(1914), Felsefe Dersleri, Yeni Hayat(1918), Türkçülüğün Esasları(1923) ve bir çok eseri bulunmaktadır.

İlk Yorum Sizden Gelsin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir